KARACİĞER NAKLİ OLAN HASTALARIMIZ

Asım GÜNDÜZ ve İbrahim GÖNÜLTAŞ

Sağlıklarına karaciğer nakliyle kavuşmaları mümkün olan Asım Gündüz ile İbrahim Gönültaş’a “hayat hediyesi” çocuklarından geldi. 51 yaşındaki baba Gündüz’e kızı Merve (20), 46 yaşındaki baba Gönüştaş’a oğlu Ahmet (22) donör oldu. İzmir'li Gündüz ile Balıkesir’de yaşayan Gönültaş’ın yolları İzmir Kent Hastanesi’nde kesişti. Hayırlı evlatlar babaları için neşter altına yattı. Şimdi hem babalar hem de evlatları sağlıklı ve mutlu.

Ayhan YILMAZ

Zülfiye - Ergün Yılmaz çiftinin tek çocukları olan Ayhan (13) bilier atrezi (safra kanalları yokluğu) tanısıyla daha üç aylıkken kazai ameliyatı olmuştu. Karaciğer naklinden kaçışı yoktu, nakil olması gerekeceği daha o günlerde söylenmişti. Sadece zamanı uzatıyorlardı. Sonunda o gün gelip çattı. Ayhan’ı karaciğer yetmezliğinden kurtaracak can aşısı teyzesinden geldi. Mart 2011’de Ayhan 10 yaşındayken ikinci kez ameliyat masasına yattı, hasta karaciğeri yenisiyle değiştirildi. Can aşısı tuttu ve Ayhan sağlıklı günlere kavuştu. Kontrollerinin arası iyice açılan Ayhan bir yandan çocukluğunu yaşarken, gelecek ile ilgili planlarını da yapmaya başlamış. Ayhan, hayvanları çok sevdiği için veteriner olmak istiyor.

Aylin ERDAL

Aylin Erdal 15 yaşında. Manisa’nın Soma ilçesinde oturan lise öğrencisi Aylin, genç kızlığa adım attığı günlerde “karaciğer nakli” kararıyla umutlarını, hayallerini ertelemek zorunda kaldı. 30 Ocak 2013 Aylin’e yeni bir hayatın kapılarının açıldığı tarih. Anne Nesrin Erdal, kızına bir kez daha hayat verdi, ona can aşısı oldu. Hemşire abla Aybüke’nin de üzerine titrediği Aylin zor günleri geride bıraktı. Sağlığına kavuşan Aylin yeniden umut dolu, yepyeni hayalleri var. Gönlünde mimarlık yatan Aylin, “Annemle bir kez daha can buldum. Artık yeni bir hayatım var ve hayallerimin peşinden koşacağım” diyor.

Merve MUHİTTİNOĞLU

Merve Muhittinoğlu, (19) 2011 yılında sarılık nedeniyle Ege Üniversitesi Hastanesi’nde yattı. Bir ay süren yatak tedavisinin ardından taburcu olan Merve, 2012 yazına kadar ciddi sağlık sorunları yaşamadı. Anadolu İmam Hatip Lisesi 11. sınıf öğrenci olan Merve o yaz yeniden hastalandı, gözlerinin içine kadar tüm vücudu sapsarı oldu. Sürekli halsiz, yorgun olan, hiçbir iş yapamaz hale gelen Merve tekrar aynı hastaneye yattı, çıktı. Günler bir iyi bir kötü giderken bir türlü tanı koyulmaması da yaşama umutlarını yok etmeye başladı. Hastalığı için “milyonda bir görülüyor” deniyor ama tanı koyulamıyordu. Alınan kan örnekleri tahlil için yurtdışına gönderilmişti, sonuç beklenirken yine hastaneye yatıp çıktı. Yeniden kötüleştiğinde bu kez İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Oradaki doktoru, muayene ve tahlil sonuçlarının ardından O’na İzmir Kent Hastanesi’ne gitmesini önermişti.


Merve bu öneri üzerine soluğu Kent’te alırken, bir türlü konulamayan tanı koyulmuştu; “Siroz”. Tedavisi karaciğer nakliydi. Merve’nin adı kadavradan bağış bekleyenler listesine yazıldı. Genç kız okulu için rapor almak için gittiği EÜ Hastanesi’nde bu kez 53 gün yattı, çıktı. Zaman aleyhine işliyordu. 25 Aralık 2012’de aynı hastanenin acil servisine kaldırılmıştı. Çaresizdi, umutsuzdu. Ne iyileşebileceğini düşünüyordu ne de güzel günler göreceğini. Merve acilde yatarken, dışarıda çaresizlik içinde bekleyen anne Nimet, baba Mehmet Muhittinoğlu’na, İzmir Kent Hastanesi’nden bir telefon geldi. Organ bağışı yapılmıştı ve karaciğer için Merve’nin aday olduğu söylenmişti. Merve, Kent Hastanesi’ne getirildi, ameliyata hazırlandı. 26 Aralık 2012’de Merve’ye Doç. Dr. Murat Kılıç başkanlığındaki ekip tarafından bağış karaciğer başarıyla nakledildi. Merve yeni bir hayata başladı, avucundan kaçıverecek sandığı yaşama dört elle sarıldı. Henüz okula başlamayan Merve, doktorları izin verirse bu öğretim yılının kalan birkaç ayında okula gitmek, özlediği arkadaşlarına kavuşmak istiyor. Sonraki hedefi ise üniversite sınavlarına hazırlanmak ve idealindeki ilkokul öğretmenliği bölümünü kazanmak.

Figen KARAVAŞ

Eski milli atlet Salih Karavaş’ı (48) karaciğer nakline götüren sağlık sorunları 2000 yılında başladı. Karavaş, 14 yılı sağlığına azami özen göstererek, ilaç tedavileri, özel diyetlerle geçirdi. Ne yazik ki bu çabalar hastalığını yok etmiyordu ve karaciğer nakli kaçınılmaz olmuştu.


İzmir Kent Hastanesi’ne başvurdular. Eşi Figen Karavaş, 12 yaşındaki oğlu Ulus, ailesi en büyük yaşam, moral kaynağı idi eski milli sporcu için. Karavaşlar için yeni bir maraton başlıyordu. Salih Karavaş’a 3 kardeşi de donör olmak istedi ama tetkikler sonucu uygun bulunmadılar. Eşi Figen en baştan hazırdı, gönüllüydü. Sonucu heyecanla beklenen sonuçlar eşine donör olabileceğini ortaya koydu. Kalbini vermişti, eşine, şimdi karaciğeriyle can aşısı olacaktı. Nitekim oldu da, Figen Karavaş’ın karaciğerinden alınan bir parça eşi Salih Karavaş’a nakledildi. Başarıyla. Nakil 14 Şubat Sevgililer Günü arefesinde gerçekleşmişti. Yazılı ve görsel basın bu büyük sevgiyi haberleriyle duyururken, Karavaş çifti de 2014 Sevgililer Günü’nün adeta sembolü oldu

Hasan BECEK

Hasan Becek 10 yaşında. Denizli’nin Kale İlçesi Kayabaşı Köyü’nde yaşıyor. Hasan, ikinci kez nakil olmak zorunda kalan hastalardan biri. İlk nakli bir üniversite hastanesinde 2007 yılında kadavradan bağış organla gerçekleşen Hasan, vücudunun organı reddetmesi üzerine 8 ay önce Kent Hastanesi’nde tekrar nakil oldu.


Dayısı Fatih Nelik’den alınan karaciğer parçasının nakledildiği Hasan yeniden sağlığına kavuşmanın, tekrar okula başlamanın mutluluğunu yaşıyor. Hastaneye geldiğinde de birlikte oyunlar oynadığı Canım Ciğerim Gönüllüsü ablalarıyla da bir araya geliyor.

Medine ŞENÖZLER

46 yaşındaki turizmci Medine Şenözler , eşi Ayhan Şenözler ve çocukları Nisanur (8) ve Yaşar İslam (6) ile birlikte kontrol için geldikleri İzmir Kent Hastanesi’nde nakil öncesi ve sonrası yaşadıklarını Canım Ciğerim Bültenimiz için anlattı.


Hastalığının 7 yıl önce başladığını, önceleri nedeninin bilinemediğini belirten Medine Şenözler, “Sürekli tansiyonum düşüyordu. Denizli Devlet Hastanesi’nde siroz tanısı koyuldu. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavime başlandı. Nakil kararı alındı. Arkadaşlarımdan Kent Hastanesi’ni öğrenince buraya başvurdum. Maalesef canlı vericim yoktu, anne babam yaşlıydı, kadavradan bağış beklemeye mahkumdum. 6 yıl önce listeye yazıldım. Özellikle nakilden önceki bir yılım çok kötü geçti. Kansızlık başlamıştı. Kan veriliyordu. Yüzüm bile gülmüyordu. 31 Mayıs 2014’te kadavra çıktı, çağrıldım. Hala Dr. Onur Duygu’nun cep telefonundaki arama kaydı duruyor, benim için çok önemli bir hatıra oldu” dedi.

Mert Ali DAYI

Mert Ali Dayı 13 Eylül 2012 doğumlu. Anne Rukiye Dayı ile baba Abdülkadir Dayı minik oğullarını kucaklarına aldıklarında mutluluklarına diyecek yoktu. Minik Mert Ali’nin teni sarardığında “yenidoğan sarılık, geçer” denmişti, pek çok bebeğe denildiği gibi. Ama sarılık geçmedi, ultrason ile muayenede bilier atrezi tanısı koyuldu, Mert Ali’ye. Doğuştan safra kanalları yoktu. Çaresi karaciğer nakliydi. Hayat hediyesi, babaanne Huriye Dayı’dan geldi. Nakil 20 Şubat 2013 günü gerçekleşti, babaanne Huriye Aayı, canının parçasına, o günlerde henüz 5 aylık olan torunu Mert Ali’ye ikinci hayatın kapılarını açtı. Mert Ali bebek için yeni hayat başladı.

Mustafa KIRŞAN

Henüz 30 aylık olan Nermin- Erkan Kırşan’ın minik oğulları Mustafa, Kent Hastanesi’ne Adana’dan sevkle geldi. Yenidoğan sarılığı denilerek geçmesi beklenen sarılığın geçmemesinin ardından “bilier atrezi” (safra kanalları yokluğu) tanısı koyulan Mustafa daha 5 aylıkken ameliyat masasına yatmak zorunda kaldı. Mustafa’ya teyzesi Halime Kardaş’tan alınan karaciğer parçası nakledildi. 18 Şubat 2011’de nakil olan Mustafa, iki yılı geride bıraktı. Kırşan çifti, “kötü günler geride kaldı” dedi.

Nisa NUR

Sürekli şişen karnı için 6 ay boyunca “gazı var” denilen Nisa Nur’un şikayetlerinin altından karaciğerini bitiren trizonemi denilen metabolik hastalık çıktı. Aylarca tıbbi mamayla beslenip ilaç tedavisi gören Nisa Nur’a babası Adem Saklı şifa oldu. Minik Nisa Nur’un iflas eden hastalıklı karaciğeri babasından alınan karaciğer parçasıyla değiştirilirken, kızının sağlığına kavuştuğunu gören anne Havva Nur büyük mutluluk yaşıyor.


Çünkü yasaklar kalktı ve Nisa Nur artık yumurta yiyor, süt içiyor. Saklı çifti, “Nakil mucizesi yaşıyoruz, kızımın da yüzü gülüyor, bizim de” derken, Nisa Nur çevresine eliyle öpücükler dağıtıyor.

Nisa BAYRAMOĞLU

Gaziantepli Zekiye - Mehmet Bayramoğlu çiftinin aralarında 2.5 yaş bulunan biri kız iki çocuğunu “kardeş kader” vurdu, ikisi de aynı hastalık yüzünden karaciğer nakli olmak zorunda kaldı. 5 yaşındaki ağabey Furkan’a annesinden nakil gerçekleştirildi ama aynı hastalıkla doğan Nisa’ya (2.5) ailede donör bulunamadı.


Bayramoğlu ailesi büyük bir çaresizlik yaşarken, minik Nisa’nın şansı döndü, Türkiye’de nadir yapılan “kutsal bağış”la kaderi değişti. Nisa bebeğe, 5 yaşında hayatını kaybeden Önder Yiğit Keser’in bağışlanan karaciğeri nakledilirken, çocuktan bağışın çok az yapıldığını belirten Prof. Dr. Çiğdem Arıkan, “Nisa’nın vericisi yoktu. O yüzden bu bağış çok daha değerli, çok daha önemli oldu” dedi.

Paata Gotzadze ALIVE

ABD vatandaşı 55 yaşındaki mühendis Paata Gotzadze Alive, ülkesinde kadavradan karaciğer çıkmayınca, canlıdan nakil için Türkiye’ye geldi. Emekli balerin kuzeni Nino Urushadze’den alınan karaciğer, Alive’ye İzmir Kent Hastanesi’nde başarıyla nakledildi. 12 yıldır ABD’de yaşayan ve iki çocuk babası Gürcü mühendis Paata Gotzadze Alive’de hepatit C’ye bağlı karaciğer yetmezliği gelişince 5 yıl önce karaciğer bekleme listesine girdi. Hastalığı ilerleyip karaciğer komasına giren ancak ABD’de bir türlü kadavra sırası gelmeyen Alive”e Gürcistan’daki arkabaları Türkiye’de canlı vericili nakil yapıldığı haberini verdi.


Yaşam umudu bulan, kadavradan bağış beklemeye tahammülü kalmayan Alive için Gürcistan’da yaşayan emekli balerin kuzeni 42 yaşındaki Nino Urushadze’de gönüllü verici oldu. ABD vatandaşı 55 yaşındaki mühendis Alive, New Jersey’den kuzeni Urushadze’de Tiflis’ten gelip, İzmir’de Kent Hastanesi’nde buluştu. 27 Ağustos 2013’te nakil gerçekleşti. Nakil sonrasında Alive duygularını şöyle dile getirdi: “Kuzenim aslında iki yıl önce de bana karaciğerini vermeye gönüllü olmuş ben kabul etmemiştim. Sonra durumum kötüleşince bağış teklifini kabul ettim. New York Üniversite Hastanesi’ndeki doktorlarımla konuştum. Beklemeye devam edersem yaşama şansımın yüzde 5-10 olduğunu, nakil olmam halinde şansımın yüzde 50’ye çıkacağını söylediler. Listede olsam da nakil şansım düşüktü. Türkiye’de şansımı denemek istedim, iyi ki denemişim, yepyeni bir hayata başladım. Kuzenime, Türk doktorlarına çok teşekkür ediyorum” dedi.

Patma DOVRANOVA

Türkmenistan’ın Lebap Bölgesi’nde Köytendağ Şehri’nden üniversite eğitimi için Türkiye’ye gelen Patma Dovranova Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü 1. sınıf öğrencisi. 2010 yılından beri Türkiye’de olan Patma, okula başlarken SGK’dan öğrenci sigortalı oldu. Patma bu sigortayı sık sık grip oluyor diye yaptırmıştı. 2008’de hepatit A nedeniyle sarılık geçirip iyileşmiş, ardından hepatit B tanısı koyulmuştu. Ama bunlarla ilgili pek sorun yaşamıyordu ta ki geçtiğimiz Aralık ayına kadar. Vizeleri var diye, kardeşi Yusuf’un düğününe bile gidememişti, Türkmenistan’a. Ders çalışmayı planlarken kendini Sakarya Eğtim Araştırma Hastanesi’nde buldu. Yorgunluk, halsizlik, ayaklarda şişme, karında sıvı toplanması gibi şikayetlerinin kendisini siroza, sirozun da karaciğer nakline götüreceğini bilmiyordu.


Nakil için İzmir Kent Hastanesi’ne sevk edildi Patma çaresizdi. Annesi, babası gelemezdi, hem para yoktu, hem pasaportları, ikizi kızkardeşi lohusaydı, 15 yaşındaki erkek kardeşi olmazdı, geriye yeni evli kardeşi Yusuf kalıyordu. İstanbul Üniversitesi’nde okuyan, 8 Aralık’ta nişanlısı Aziza ile Türkmenistan’da evlenen Yusuf (23) balayını yarıda kesip İzmir’e geldi. Yapılan tetkikler üzerine Yusuf uygun bulununca 2 Ocak’ta abla-kardeş operasyona alındı. Öğrenci sigortası devreye girince hem donörünün ameliyat masrafları karşılanan, hem de binlerce dolarlık ameliyat için tek kuruş ödemeyen Patma, minnettarlığını dile getirdi; “Türkiye’de olduğum için çok şanslıyım.”

Salih KÜÇÜK

Denizli’de yaşayan Salih Küçük, Pamukkale Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyordu. Aralık 2010’da karaciğeri iflas etti ve hayatı değişti. Karaciğerini bitiren öyle çok bilindik bir hastalık değildi. “BUDDCHAİRİE SENDROMU” deniliyordu. Karaciğerinden kalbe giden damarı tıkanmıştı bu da karaciğer yetmezliğine yol açmıştı. Nakil olması gerekiyordu. Bir çocuk annesi olan kızkardeşi Gülşah Çelik donörü oldu. 1 Mart 2011’de nakil olan Salih Küçük, şimdi özel bir eğitim kurumunda öğretmenlik yapıyor ve kızkardeşine çok teşekkür ediyor.

Seval ÜLKER

13 yaşındaki Seval Ülker, 13 yılda üç kez karaciğer nakli oldu. Seval’e ilk nakil 5 yaşındayken Hepatit A nedeniyle sarılık olup koma halinde kaldırıldığı Ege Üniversitesi Hastanesi’nde yapıldı. Acil nakil olması gereken Seval’e ilk babası Hüsem Ülker can aşısı oldu. Babasından nakledilen karaciğer parçasıyla yaşayan Seval’in zaman zaman sağlık sorunları oldu, atlattı ama geçtiğimiz Nisan’da safra yolları tıkandı. Seval yeniden EÜ Hastanesi’ne yattı, ancak ikinci anjilyoda safra kanallarındaki tıkanıklık açılmasına karşın sorunları bitmedi. Karaciğerinde sertleşme ve boğazında varis gelişen Seval’in karaciğeri 8 yıl sonra sinyal vermeye başlamıştı. Seval için zor günler yeniden başladı. Vücudu karaciğeri reddeden Seval acil nakil kararıyla İzmir Kent Hastanesi’ne yattı. EÜ’de ilk karaciğer naklini gerçekleştiren Doç. Dr. Murat Kılıç ve ekibiyle Kent’te yolları yeniden kesişen Seval için acil donör aranmaya başlandı. Seval çok şanslıydı, çünkü akrabalarının yanısıra babasının arkadaşları da kendisine yeni bir hayat verebilmek için hastaneye koşmuştu.


Seval’in bir çocuk babası dayısı Murat Gezer (28) uygun vericiydi. 28 Ağustos 2013’te Seval ikinci kez karaciğer nakli oldu. Ama şansızlık yine Seval’in peşini bırakmadı.Nakilden bir hafta sonra karaciğerin ana damarından tıkanıklık oldu. Karaciğer kangren olup, fonksiyon göremez hale geldi, bir kez daha nakil kararı alındı. Seval’in sağlık durumu iyice kötüleşti, makineye bağlandı. Seval yoğun bakımda yaşam mücadelesi verirken ülke çapında acil çağrı çıkarıldı, kadavradan karaciğer beklendi. Ancak bir türlü çıkmadı. Çok riskli bir ameliyattı ama Seval’in başka şansı ve zamanı yoktu. Yeni bir seferberlik sonrası bu kez Seval’in babası Hüsem Ülker’in halasının kızı iki çocuk annesi Fatma Demir (42) verici oldu. Üçüncü nakil 4 Eylül 2013’te yapıldı. İkisi bir hafta arayla üç kez nakil olan, 13 yaşında verdiği yaşam mücadelesiyle herkesi kendine hayran bırakan Seval, şimdi sağlıklı, mutlu ve özgür. Hastanede geçen günlerin, ayların acısını çıkartıyor.

Yiğit Efe SARIKAYA

Cemile - Levent Sarıkaya çiftinin 2 Ekim 2010 doğumlu oğulları Yiğit Efe’yi henüz 8 aylıkken karaciğer nakline götüren neden; okzalozis. Hastalık karaciğerde AGT denilen enzim eksikliği nedeniyle vücuttan oksalatın atılamaması, böbrek ve böbrek dışındaki dokularda, yaygın olarak kalsiyum oksalat kristallerinin birikmesi sonucu ortaya çıkıyor. Tedavisi de karaciğer nakli. 6.5 yaşındaki kızı Sıla’ya aynı tanıyla, İstanbul’da böbrek ve karaciğer nakli yapıldığını, ancak yoğun bakımdayken enfeksiyondan kaybettiklerini anlatan anne Cemile Sarıkaya, “ Yiğit Efe’ye 2 aylıkken böbrek taşı tanısı koyuldu, erken müdahaleyle ablasıyla aynı kaderi paylaşmadı. 22 Temmuz 2011’de karaciğer nakli oldu. Her şey çok güzel geçti, Kent’te. Yiğit Efe şimdi sağlıklı, günlerini 5 yaşındaki ağabeyi Muhammet Alperen ile geçiriyor” dedi.

Zurab LILUASHVILI

İzmir Kent Hastanesi’nde Türkiye’nin dört bir köşesinden olduğu gibi yakın uzak coğrafyadan da çok sayıda yabancı hasta karaciğer nakli için izmir Kent Hastanesi’ne geliyor. Bunlardan biri de Zurab Lıluashvılı, 59 yasındaki 2 çocuk babası. Donör Eka Gogıchaıshvılı, 41 yaşında, Tiflis’te Dışişleri Bakanlığı’nda çalışıyor, Lıluashvılı’nın teyzesinin kızı. Nakil 1 Ekim 2013’te gerçekleşti. Başarılı geçen operasyondan sonra ülkelerine dönen Gürcü hastalar, rutin kontroller için Kent’e geliyorlar. Ülkesinde karaciğer nakli operasyonlarının yapılmadığını belirten Lıluashvılı, “Kent’te pekçok Gürcü hasta benim gibi nakil oldu. Başta doktorlar olmak üzere teşekkür edeceğimiz çok kişi var. Burada kendimizi evimizde gibi hissettik. Başarılı, güleryüzlü ekibe sonsuz teşekkürler” diyerek, duygularını dile getirdi.

Copyrights © 2015 Doç. Dr. Murat Kılıç - Karaciğer Nakli